
Günlerdir haber kanalları,ana haber bültenleri çalkalanıyor.Haklılarda aslında dünyanın ne büyük katillerinden birine sahibiz.Aydınlanamayan binlerce cinayetten sonra ülkede kısmen aydınlanmış bir cinayetin failidir.Birde kendini mesih ilan eden ilk katil...Mehmet Ali Ağca'dır adı ve bütün dünya çok iyi tanır onu.Hatta dünyada en ünlümüz "o"dur.Üstüne fazlada lafa gerek yoktur.
Öldürdüğü kişiye gelelim...Abdi İpekçi.Bu ülkenin yetiştirdiği en iyi gazetecilerden biri.Neden öldürüldüğünü kimse bilmiyor.Birçok tahminden biri çok önemli bir kaçakçılık dosyası üzerinde çalıştığı ve Güneydoğu bölgesinde bir bakan hakkında dosya hazırladığıdır.Birilerinin kuyruk acısı onun ölümüne sebep olmuştur kısacası.Aslında bir sebep de gerekmemektedir bir insan hayatını almak için öldürülmüştür işte sorası sağır sessizlik.O bir aydındır ve aslında eğitim zahiyatidir pek de peşine düşmeyi gerektirmez ve hatta çok kısa bir süre de üzerine bir gazete örtülüp üstü kapatılmalı bir de bıçak konulmalıdır ki konu ve İpekçi şiştikçe şişmesin birilerini rahatsız etmesin diye.Ama onun gazeteciliği öyle büyüktür ki hiçbir gazete kapatmaz üstünü,kıramaz kalemini...
Ve sonra...1 Şubat 1979 gecesi Maçka'daki evinin yakınında Mehmet Ali Ağca tarafından suikaste kurban gitmiştir..Mehmet Ali Ağca sorgusunda 5-6 el ateş ettim demiş,olay yerinde bulunan 9 mermi kovanı olayda ikinci bir kişi olduğunu göstermiştir.Olay aydınlatılmaya çalışılmış ancak failler bir şekilde aklanmış ve hayatlarına devam etmiştir...
Abdi İpekçi bu ülkenin özgürlük neferlerinden sadece biriydi.Suçu daha aydınlık,bağımsız,düşünmenin suç olmadığı bir ülkede hep beraber yaşamanın bizi daha büyük yapacağını düşünmesi ve yazmasıydı.Bu ülkenin aydınlık yüzlü çocuklarına,kızlarına,oğlanlarına bunu inandırmasıydı.Sadece o değildi üstelik bunu yazıp ölen onca aydının lanetini taşıyoruz bugünlerde üzerimizde.19 Ocak Hrant Dink,24 Ocak Uğur Mumcu,1 Şubat Abdi İpekçi,bir ekim sabahı öldürdüler Ahmet Hoca'yı evinin önünde.Yani bu bir ilk değildir benim ülkemde sonda olmayacaktır biliriz.
Sonuç;Mehmet Ali Ağca idamla yargılandığı davanın zaman aşımına uğramasıyla serbest kaldı.Kendini mesih ilan ettikten sonra vicdani redçi olduğunu açıkladı.Götürüldüğü GATA'da çürük raporu verildi.Askere gitmeyeceği açıklandı.Ankara'da 5 yıldızlı bir otelde konaklamakta.Yaşadıklarını anlatmak için milyon dolar istiyor.Ve hayatına devam ediyor.Bu ülkenin önemli bir evladıda toprağın altında çürüyor.Onu insan haklarına aykırı diye asmayan sistem bir insanın bildikleri yüzünden ölmesinde hiçbir sakınca görmüyor.Vicdan azabı çekmiyor.
Uyan ey halkım;bugün feryat etme günüdür,bugün aydınlığa vurulan baltanın yerinden söküldüğü gündür,bugün gözyaşlarımızın birleştiği gündür,bugün umutsuzluğun,yanıp yakılmanın günüdür...
Uğur Mumcu diyor ki;'O uygar gazeteci,o en yetkin gazete yöneticisi,kanlı kefenler içinde ilerici Türk basınının namusunu simgeliyor şimdi...'
Peki ya Ağca o neyi simgeliyor şimdi?...