Pir Sultan Abdal ; Sivas'ın Yıldızeli ilçesi doğumlu, Osmanlı'nın baskı ,katliam,ve soygununa karşı çıkarak halkı örgütleyen bir halk öncüsüdür.Bunun sonucunda Osmanlı'nın gözüne batmış ve Sivas'ta asılmıştır.Bu yüzden Pir Sultan Abdal severler her yıl toplanıp Sivas'ta şenlikler düzenlemektedir. Pir Sultan Abdal;ezilmiş,zarar görmüş ve özgürlük yanlısı olan herkese mal olmuş bir simgedir.Bu düşünceyle yola çıkan PSAD dernek başkanları etkinliği demokrasi ve özgürlük olan kesimlerin temsilcileriyle ortaklaşa yapma kararı alır. Ve bu amaçla,çeşitli kitle örgütlerine,ozanlara,şairlere,yazarlara çağrı yaparlar.Bu çağrıya yüzlerce ozan,şair ve yazar semah ve tiyatro ekibi olumlu yanıt verir. Kültür Bakanlığı ve Sivas Valiliği şenliğe katkıda bulunacaklarını konaklama,ağırlama gibi mali konuları üstleneceklerini bildirdiler. İşte bu şenliğin dördüncüsünü 1-4 Temmuz günü düzenlemeye karar verirler.
30 Haziran 1993 günü ozanlar,yazarlar ve sanatçılardan oluşan gruplar Sivas'a doğru yola çıkarlar ve Sivas konuklarını coşkuyla karşılar. Sivas halkı misafirlerini evlerinde ağırlama yarışına girerler.Etkinliklerin birinci günü halkın ilgisi ve coşkusuyla noktalanır. Konukların bir kısmı evlere dağılırken,bir kısım konuk da otellerde kalmayı tercih etmiştir.Bu çalışmalar sürerken ortada bir problem olduğu fısıltı halinde yayılmış ve halk galeyana getirilmiştir.PSADK'nın Sivas'taki etkinliklerine yönelik bu saldırılar anlık bir tepki olarak değil,planlı bir eylem olarak ele almak gerekir. Ancak olaylar olup bittikten sonra ortaya çıkan bu gerçeklerin üstü kapatılmış yada deliller karartılmıştır.Sivas halkının dini duyguları bir şekilde sömürülmüş, ağır tahrik amacıyla bildiri dağıtılmış ve camilerde küçük çapta toplantılar yapılmıştır.Saldırıdan sadece iki gün önce üç bildiri dağıtılması da buna en büyük kanıttır.Bildirilerde Aziz Nesin'in dinsizliği ve Peygamber soyuna hakaret ettiği iddialarının yanında T.C Devletine saldırıda bulunulduğu yazılmıştır.Ve bildirge "GÜN MÜSLÜMANLIĞIN GEREĞİNİ YERİNE GETİRME GÜNÜDÜR."cümlesiyle son bulmuş,ikinci gün Sivas gazetelerinin tahrik edici haberleride yayına çıkmaya başlamıştır..Ve o gün camiler tıka basa dolmuş,şartlar olgunlaşınca insanlar kültür merkezine doğru yola çıkmıştır."Sivas laiklere mezar olacak,Cumhuriyet Sivas'ta kuruldu,Sivas'ta yıkılacak"sloganları atan grup 1500 kişiye saldırmıştır....
Daha sonra otele doğru yürüyüşe geçen grup otel önünde toplanmaya başlayınca otelde konaklayan ekipler bir problem olduğunun farkına varmışlardır... Ve korkulan olmuş,grup önce arabaları daha sonra oteli ateşe vermiştir.İnsanlar canlıcanlı yakılırken kimse onlara yardım edemez.Ve bu vahim bir o kadar da gerçek olay sonucunda insanlığa ve T.C ye kara bir leke sürülmüştür.Otele sığınan kişilerden,Asım Bezirci,Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu,Metin Altıok,Hasret Gültekin’nin de bulunduğu 33ü konuk,2si otel görevlisi yanarak vaya dumandan boğularak yaşamını yitirdi.Aziz Nesin;itfaiye merdivenleriyle kurtulmaya çalışırken Merdivendeki görevli tarafından darp edilmiştir.Başından yaralanan Nesin’i linç girişiminden polis kurtarmıştır.
Bu Vahim olayın bir gün sonrasında 35 kişi gözaltına alındı.Daha sonra bu sayı 190 a çıktı.190 kişinin 124ü haklarında ‘Laik anayasal düzeni değiştirip,din devleti kurmaya kalkışma’suçlamasıyla dava açıldı.Geriye kalanlar serbest bırakıldı.
28 Kasım 97 deki dava da ise 33 sanık idama,14 sanık ise 15 yıl hapse mahkum edildi.Ancak ;1999 da usul eksikliği olduğu gerekçesiyle karar bozuldu.2000 yılında 33 sanık DGM tarafından tekrar idam cezasına çarptırılmıştır.2002 yılında idam cezasının kalkmasıyla hükümlü cezaları ağır mübbet hapse çevrilmiştir.Bu sanıkların avukatlığını Şevket Kazan üstlenmiş,bakanlığı sırasında da sıksık ziyaret etmiştir.Dönemin Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu ise Refah-Yol döneminde milletvekilliği yapmıştır.
